İRADE ŞİMDİ NEREDE..?
AZİZ KARAAZİZ

İRADE ŞİMDİ NEREDE..?

Reklam


Cumhuriyet Meclisi’ndeki sandalye dağılımı halkın iradesini ne oranda yansıtmakta..?
Başlık da bir soru oldu, yazının girişi de.
Kafamızda yanıt bekleyen birçok soru olunca durum da böyle oluyor.
Son iki haftalık zaman diliminde Kıbrıs konusunda hızlı bir süreç yaşadık.
Hızlı ve değişik.
Cumhurbaşkanı Akıncı’nın ani ve beklenmedik Guterres belgesi önerisi ile hızlı gelişen bir tartışma sürecine girdik.
Guterres belgesini hatırladık.
Rum Yönetimi Başkanı Sayın Anastasiadis sayesinde de belgenin kaç tane olduğunu.
Hükümet de bu süreçten nasibini aldı.
Büyük ortak CTP öneriye desteğini açıkladı.
TDP de aynen.
DP bu konuda sessiz ve ketum.
Ama siyasi duruşlarından destek vermediklerini tahmin etmekteyiz.
Hükümet kurulurken Kıbrıs konusunda ortak bir duruşları olmamasını eleştirdik.
Bunu yapmakta haklıydık.
Ülkenin hükümetinin Kıbrıs konusunda bir fikri olması şart.
Ama böyle olmadı.
Ve bir de baktık ki 4 ortak önemli bir aşamada farklı düşünceleri paylaşmakta.
CTP ve TDP’nin desteğine rağmen Halkın Partisi’nin Guterres belgesine karşı ciddi eleştirileri olduğunu gördük.
İlk olarak Genel Başkan Kudret Özersay koydu tepkisini.
Hükümetin Dışişleri Bakanı Özersay “Guterres belgesiyle devam” önerisini basından duyduğunu açıkladı.
Bakan Özersay bunu her zamanki alıştığımız yöntemle, kişisel sosyal medya hesabından yaptı.
Ama ne zaman yaptı..?
Zamanlaması önemli.
Dışişleri Bakanı Özersay, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile görüşmesine giderken yaptı bu açıklamayı.
Kudret Özersay gibi deneyimli bir isim, yıllarca müzakere heyetinde kalmış ve bu ülkenin müzakereciliğini de yürütmüş birisi eğer böyle bir şey yapıyorsa bunun üzerinde düşünmeliyiz.
Ardından da partinin açıklaması geldi zaten.
Şu noktası önemliydi: “Üzerinde yorum yapılmaya müsait bir belge” ifadesi yer almaktaydı parti açıklamasında.
Başbakan Yardımcısı Özersay bu görüşü hükümet olmadan önce de, geçtiğimiz yıl Temmuz ayı içerisinde daha belge masadayken de yapmıştı.
Yani Özersay ta en baştan taşıdığı endişelerini dile getirdi.
Hükümet olmasıyla bir ilgisi yok.
Hazır geçtiğimiz yılı hatırladık, bir de Şubat ayına bakalım.
Ayın ilk günü, yani 1 Şubat 2017.
Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum lider Nikos Anastasiadis’le ara bölgede yaptığı görüşmenin ardından Cumhurbaşkanlığı’nda basını bilgilendirir.
Yaptığı görüşmenin içeriğinden, harita oranına kadar önemli açıklamaları olur.
Bir de hükümete ilişkin kısmı vardır açıklamanın.
Aynen şöyle yer alır basında: “Başbakan Özgürgün veya Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu’nun zaman zaman açıklamalarıyla kendisine karşı çıkacağını bildiğini söyleyen Akıncı, “Bunların tartılacağı yer halkın terazisidir” ifadelerini kullandı.

Akıncı, “Halkın iradesiyle Meclis’teki azınlık hükümetinin iradesinin aynı olmadığı kanaatindeyim. Esas şekillenmekte olan halkın iradesi Meclis’in dışındadır. Görülmekte olan budur. Tüm bulgular, veriler ve araştırmalar onu söylüyor. Şu anda ortada olan azınlık hükümeti, halkın çoğunun iradesini seslendiren bir hükümet değildir. İşin bir de bu yönü vardır ve asıl sorgulanması gereken de budur.” dedi”...
Evet, bir yıldan biraz fazla bir süre önce Sayın Cumhurbaşkanı’nın meclis iradesine yönelik sözleri böyle.
O dönemde yapılan yorumlar Cumhurbaşkanı Akıncı’nın “halkın iradesi meclis dışında şekillenmektedir” derken Halkın Partisi’ni işaret ettiği ve hükümete halkı temsil etmediği dediği yönündeydi.
O günün 11 ay sonrası bir seçime gittik.
İrade yeniden şekillendi.
Meclis dışında şekillenen irade bugün artık içeride.
Ama gel gör ki onlar da Cumhurbaşkanı’na bugün itibarıyla muhalif.
Bu önemli bir noktadır.
Görmezden gelmek olmaz.
Hükümetin toplu desteği olmayan, meclisin de aritmetik olarak karşı çıktığı bir süreç başlar mı henüz belli değil.
Ama başlasa bile sonuç alamayacağı kesin...   

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
BAŞKONSOLOSLUK GÖREVLİSİ ŞEHİT OLDU
BAŞKONSOLOSLUK GÖREVLİSİ ŞEHİT OLDU
HİNDİSTAN'DA BİNA ÇÖKTÜ: 14 ÖLÜ
HİNDİSTAN'DA BİNA ÇÖKTÜ: 14 ÖLÜ